Zile Evde Masaj Hizmeti
Zile Evde Masaj
“Ne dersin Miranda?” diye üsteledi Winston. Gülümsüyordu – bu gülüş, binlerce kızın kalbini kırabilirdi. Adeta çocuksu bir şaheserdi.Zile Evde Masaj “Gezintiye çıkalım mı?” Miranda bacaklarını dikkatle Olivia’nınkinden uzaklaştırarak, “Korkarım yanıma uygun bir kıyafet almadım, ” dedi. Gerçek buydu ve bu çok fenaydü, çünkü tam da Turner’ı kafasından söküp atmaya yardımcı olabilecek tek şeyin Winston’la gezinti yapmak olabileceğini düşünmeye başlamıştı. “Benimkilerden birisini ödünç alabilirsin, ” dedi
Olivia elindeki kızarmış ekmeğin üzerinden tatlı tatlı gülümseyerek. “Birazcık büyük gelir o kadar.” “Tamam, o halde, ” dedi Winston. “acil etsek iyi olacak. Nerede ise bir asırdır konuşmak için böyle bir şansımız olmamıştı.” Miranda gülümsediğini fark etti. Winston geçinmesi rahat biriydi, şimdi bile onun bu isteğine karşı koyamamıştı. Zile Evde Masaj “Birkaç yıl oldu sanırım.
Senin okuldan eve döndüğün zamanlarda ben hep bir halde İskoçya’da olmayı başarıyorum.” “ama bugün başaramadın, ” dedi Winston mutlulukla.
Çay bardağını eline aldı ve bardağın üzerinden ona gülümsedi. Miranda onun Turner’ın gençliğine ne kadar çok benzediğini görmekten adeta çarpılmıştı. Winston şimdi yirmi yaşındaydı, onun Turner’a âşık olduğu zamanki Turner’ın yaşından sadece bir yaş büyük. Kendi kendini düzeltti, ilk karşılaştıkları yaşlarında. Daha o zaman ona âşık olmamıştı.
Zile Evde Masaj
Sadece bulunduğunu sanmıştı. Şimdi bunu daha iyi anlıyordu. 11 NİSAN 1819 Bugün Winston’la mükemmel bir at gezisi yaptım.Zile Evde Masaj Adam kardeşine çok benziyor – tabii eğer adam kardeşi de hâlâ onun kadar kibar, düşünceli ve espriliyse. Turner iyi uyumamıştı fakat bu onu şaşırtmadı; iyi uyuyabildiği zamanlar artık sayılıydı.
Aslında sabahları, hep öfkeli ve sinirli olurdu – çoğu zaman de kendi kendine kızardı. Şimdi ne düşünüyordu? Miranda Cheever’ı öptüğünü mü. O kız aslına bakarsak ufak kız kardeşi gibiydi. Sinirlenmişti, kim bilir birazcık sarhoştu ama böylesine zayıf bir davranış için bu tarz şeylerin aslabiri mazeret olarak gösterilemezdi.
Leticia onda birçok şeyi öldürmüştü fakat Tanrı biliyor ya, o hâlâ bir centilmendi. Ya değilse, geriye nesi kalmıştı? Onu arzulamamıştı bile. Gerçek anlamda arzulamamıştı. Arzunun ne demek olduğunu bilirdi, o insanoğlunun içini burkan, elde etme ve sahiplenme duygusunun ne demek olduğunu bilirdi ve Miranda’ya karşı hissettiği bu değildi… Ne işe yaradığını bilmiyordu ama bu olmadığından emindi.
Son yorumlar